Site Rengi

DOLAR 8,0580
EURO 9,6752
ALTIN 460,38
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Uşak 25°C
Sağanak Yağışlı
Uşak
25°C
Sağanak Yağışlı
Paz 20°C
Pts 20°C
Sal 17°C
Çar 18°C

Vali Funda Kocabıyık Kadınlar “hem insanlığın hem de medeniyetlerin baş mimarı olmuştur”

Vali Funda Kocabıyık Kadınlar  “hem insanlığın hem de medeniyetlerin baş mimarı olmuştur”
reklam
07.12.2020
90
A+
A-

Kadınlar, hem insanlığın hem de medeniyetlerin baş mimarı olarak gelecek nesillerin yetiştirilip şekillendirilmesinde ve medeniyetlerin oluşum-gelişim sürecinde tarih boyunca başat bir rol oynamıştır. İnsanlık tarihinde kendine düşen sorumlulukları hayatın hemen her alanında başarıyla yerine getiren kadınlar, tarihin ve yaratılışın yüklediği eşit hak ve sorumlulukların paylaşımında da aklıyla, gücüyle, sağduyusuyla, özveri ve çalışkanlığıyla başarılı bir sınav vermiştir. İnsan aklının, ruhunun ve bilgeliğinin kristalleşmiş en olgun şeklini temsil eden kadınlarımız, toplumsal yaşamın her alanında başarıyla var olarak insanlığın ve medeniyetin gelişiminde en hassas rollerden birini üstlenmektedir. Bu açıdan bakıldığında tarih boyunca süregelen medeniyet inşasının her tuğlasının kadınlarımızın sırtından geçtiği açıkça görülecektir. Bilimde, sanatta, sporda ve hayatın diğer bütün alanlarında insanlığın refahı ve huzuru adına atılan adımların pek çoğunda kadınların gücü, emeği ve gayreti göz doldurmaktadır.  İnsanlığın zor zamanlarında, büyük buhranların ve bunalımların altından kalkılması gereken sancılı dönemlerde kadınların bilgeliğinin ve gücünün en büyük felaketleri önlediği bilinmektedir. Üzerine düşen her vazifeyi layıkıyla yerine getirmekten hiçbir zaman kaçınmayan kadınlarımız, insanlığın bugüne kadar ilmek ilmek inşa ettiği medeniyet bahçesinin bütün zerresine emeğini dökmüş; bu medeniyetin vücuda getirilmesinde bütün gayretini sarf etmiştir. Tarih boyunca aklın, adaletin, bilgeliğin ve huzurun tesis edilmesi ve korunmasında cansiparane bir mücadelenin neferleri olarak mücadele eden kadınlarımızın, aynı zamanda yeni nesillerin yetiştirilmesinde nasıl bir fedakârlıkla vazife üstlendikleri de bir ayrıcalık vesilesi olarak hakkı teslim edilmesi gereken bir gerçektir. Bu açıdan bakıldığında kadınlarımızın baş tacı olmaları gerektiği bir çağda hiç de hak etmedikleri birtakım insanlık dışı davranış ve muamelelere maruz kalmaları karşısında insan aklı ve idraki çaresiz kalmaktadır. Kadınlarımızın maruz kaldıkları insanlık dışı şiddet olaylarının insanlığın vicdanında ve ruhunda ne büyük yaralar açtığını hep birlikte görmekteyiz. Kadınlarımıza yönelen en ufak bir olumsuzluğu bile görmezden gelmek; insanlığın çürüyüşüyle neticelenecek büyük felaketlere giden yolu aralayacak ve bir gün geldiğinde insanlık yaratılış gayesinden fersah fersah uzaklaşarak yok olacak, alelade bir mahlûktan farksız hâle gelecek, “eşref” makamından kayacak ve yerin dibine batacaktır.  Unutulmamalıdır ki tarihte olağanüstü işler başarmış ve insanlığı yüceltmiş olan bütün büyük medeniyetler, bu başarılarına kadınlarını omuzları üzerinde taşıyarak ulaşmışlardır. Kadınlarının gücünden, ferasetinden ve bilgeliğinden sonuna kadar istifade etmeyi bilen medeniyetlerin ulaştıkları zirvelerin parlak ışıkları günümüz insanlığının dahi gözlerini kamaştırmaktadır. Bunun aksi olarak kadını yaratılışın eşit ortağı ve sorumlusu olarak görmeyip insanlık çizgisinden sapan toplumların ve kavimlerin başlarına gelen felaketler de tarihin ibret dolu sayfaları arasında hâlâ acınası tazeliğini korumakta ve anlayıp idrak edebilenler için derin manalar sunmaktadır.  


Her kadın, insanlığının ve varoluşunun gereği olarak kıymetli ve güçlüdür. Bu kıymeti ve gücüyle bütün kadınlarımız, hayatın her kademesinde yüklendiği sorumlulukları yerine getirebilecek donanıma ve kudrete sahiptir. Bu vesileyle kadınlarımızın karşı karşıya kaldıkları olumsuz durumların asla ve kesinlikle taviz verilmeksizin ortadan kaldırılması için toplumun bütün fertlerine çok büyük sorumluklar düşmektedir. Bu sorumluluk, aynı zamanda bizi biz yapan fıtri hasletlerimizin de olmazsa olmaz gerekliliklerindendir.  25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadına yönelik şiddetin son bulmasını ve kadınlarımızın geleceğe güvenle bakabilecekleri bir dünya temenni ediyorum.

reklam 7
reklam 5
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.